İmkâna Sığmaz

Rast gelir deme ammâ böyle bir aşk cihâna sığmaz,
Senin hüsnünle bendeki sevdâ bir imkâna sığmaz.

Cümle eşyâ bir araya gelse, ihtimâller kavuşsa,
Ne sendeki hüsn ü letâfet ne aşkım mîzâna sığmaz.

Tüm yıllar bir yana dursun, dünya kalsın öte yanda,
Bu kubbede buluştuğumuz bir dem zamâna sığmaz.

Denizler kum, kumlar kâse, her kâse bir âlem olsa,
Bendeki sevginin bir nüvesinin doğması imkâna sığmaz.

Seni bulmak, sensiz yaşamak, sensiz ölmek de mümteni,
Mevlâ’nın yazdığı bu sır ne akla ne fermâna sığmaz.

Şiire Dair — 12 Aralık 2025

İçimde daha çok bir temenni var: umarım iyi biridir, umarım kalbimde büyüyen bu his yanılmamıştır.

Düzeltme* — 27 Ocak 2026

Beraber iki üç ay geçirdik. Bir süre aynı duygunun içinde yürüdük sandım. Sonrasında anladım ki bu sevgi yalnız bana denk gelmemiş; ben onu tek sanırken, onun kapısı bir başkasına da aralanmış. İnsan en çok da sevildiğine inandığı yerden eksiliyor.

Sözlükçe

  • hüsn: güzellik.
  • letâfet: zarafet, hoşluk, incelik.
  • mîzân: ölçü, tartı, denge.
  • nüve: öz, çekirdek.
  • mümteni: gerçekleşmesi mümkün olmayan.