Erbâb-ı Eş‘âr Olmaz
Dilde sevdâ çokça söylenir, her söyleyene i‘tibâr olmaz,
Eline sıcak süt değse sızlayan, tâlib-i nâr olmaz.
Zamânı gelince “eski” olacak yâre ne yemin?
Aynı cennet mümkün iken cehenneme karâr olmaz.
Aşkın âteşini duyan başka bir nârı neylesin?
Gerçekten yanan gönül cehenneme heveskâr olmaz.
Her acı dile düşmez; kimi gönülde karâr kılar,
Her sızıyı mısra yapmak şairliğe medâr olmaz.
Şairlik ne kuru hesaptır ne kadeh nümayişidir,
Hâlini satmakla insan ehl-i esrâr olmaz.
İş arayana kâtiplik de güzel bir kapıdır,
mümteni, her kalem tutan erbâb-ı eş‘âr olmaz.
Şiire Dair — 19 Temmuz 2026
Bu şiir, dünyevî aşk uğruna cenneti değersizleştiren ve cehennemi sevgiliyle birlikteyken arzu edilir gösteren söylemlere karşı yazılmış bir hicivdir.
Burada hedef alınan mânevî vecd yahut tasavvufî sarhoşluk değil; iradeyi yitirmeyi sanat, perişanlığı da meziyet gibi sunan dünyevî gösteridir. Çünkü cehennemden söz etmek kolay, aşkın ateşinde gerçekten yanmak zordur; her sızı şiir, her sarhoş söz hakikat, her kalem tutan da şair değildir.
Son beyitte kâtiplik küçümsenmez; şiiri yalnızca yapılacak bir iş sananlara, kalemle icra edilebilecek gerçek bir meslek hatırlatılır.
Düzeltme* — 19 Temmuz 2026
Şiirde geçen “kuru hesap” ifadesi, hece veya aruz ölçüsüyle yazan şairleri hedef almaz. Burada eleştirilen; yalnızca ölçüyü tutturmayı yeterli görüp, “hece tamam, aruz doğru; şiir de bitti” kolaycılığına sığınan anlayıştır. Ölçü şiirin kusuru değil, ustalık sahasıdır; fakat hesap tek başına şiir kurmaya yetmez. Hedef alınan vezin değil, sözü duygu, düşünce ve emekten mahrum bırakan özensizliktir.
Sözlükçe
- tâlib-i nâr: ateşe talip olan, ateşi isteyen.
- nâr: ateş.
- medâr: dayanak, sebep, vesile.
- nümayiş: gösteriş.
- ehl-i esrâr: sır ehli, derin mânâlara vâkıf kimse.
- erbâb-ı eş‘âr: şiir ehli, şairler.